Mardin; Deyrulzafaran Manastırı

Murathan Mungan’ın (Paranın Cinleri, Metis Yayınları, s. 17) yazdığı şu satırlar Mardin’in çok kültürlülüğü, mimari dokusu ve geleneklerini ancak bu kadar güzel anlatabilir:

“Süryani kiliseleriyle Artuklu camilerini aynı zamanda sevdim. Mardin’de çok eski bir mezhep olan Şemsiler gibi güneşe, ya da Ezidiler gibi Tavus-u Azam’a tapanların da olabileceğini, hatta olması gerektiğini orada öğrendim. Arapça ezanın en güzel örnekleriyle, Latince ilahileri eş zamanlarda dinledim. Kürtçe ağıtları ve türküleri yüreğimin uçurumlarında duydum. Uzun bacaklı, dal gövdeli yüzlerinde hüznün, sevdanın ve intikamın esmer gölgesi gezinen delikanlılar, ellerinde bir tüfekle atlara sıçrar, ufkun bittiği yere kadar bir toz bulutu içinde gider, gelirlerdi; çevikliğin zarafetini, tütün sarmanın şiirini onlarda gördüm.”

Deyrulzafaran Manastırı

Mardin bir masal şehirdir. Dinlerin ve dillerin birleşme noktasıdır. Bir zamanlar eski Mezopotamya bölgesinin en ünlü kenti Dara Harabeleri Mardin’dedir. Bu antik yerleşim yeri, Büyük İskender’le Dara’nın savaşına tanıklık etmiştir. Mor Behnam Kilisesi, Mor Yusuf Kilisesi, Mor Gabriyel Manastırı, Mor Yakup Manastırı, Midyat Meryem Ana Manastırı ve Deyrulzafaran Manastırı bölgenin önemli tarihi yapılarından sadece bazılarıdır.

Deyrulzafaran Manastırı’nın adı, Süryanice sarı, ya da safran manasına gelen “Zafaran’ dan gelmektedir. Öte yandan etrafta yetişen safran bitkisinden mi, yoksa bölgeye özel sarı renkteki taşlarından mı kesin olarak bilinmemektedir. Manastır ilk olarak Güneş Tapınağı, daha sonra da Romalılar tarafından kale olarak kullanılan bir kompleks üzerine inşa edilmiştir. 5’inci yüzyıldan başlayarak farklı dönemlerdeki eklentilerle genişletilen manastır, 18’inci yüzyılda bugünkü haline kavuşmuştur. Manastır kimliğini kazanmasında Aziz Şleymun tarafından bazı azizlerin kemiklerini buraya getirtilmesi önemli rol oynamıştır. Manastırın bir süre Şleymun Manastırı olarak anılmasının nedeni de budur. Bölgeye ilk matbaayı getiren kişi de yine bu Manastır’da patriklik yapan IV.Petrus’tur. 1874 yılında İngiltere’ye yaptığı bir ziyaret sırasında satın aldığı matbaanın manastıra getirilmesini sağlamıştır. Deyrulzafaran Manastırı, uzun tarihi boyunca Süryani Kilisesi’nin dini eğitim veren önemli merkezlerinden biri olup günümüzde de Süryani Kilisesi’nin önemli dini yapılarından biridir. Üç katlı manastır, kubbeleri, kemerli sütunları, ahşap el işlemeleri ve iç ve dış mekanları süsleyen taş işçiliğiyle dikkat çekmektedir. Deyrulzafaran Manastırı, Mardin Metropoliti’nin ikametgahı olup dünyanın dört bir yanına dağılmış Süryaniler tarafından ziyaret edilmektedir.

Hazırlayan: Osman Kürşat SERTTÜRK

Was this helpful?

0 / 0

Bir cevap yazın 0

Your email address will not be published. Required fields are marked *